rengi değişmiş bir denizi seyreder gibi seyrediyorum herşeyi ..
neyin rengi değişmedi ki..yılların , yolların , aşkların , dostlukların , insanlığın ..var olan birçok şey şekil değiştirdi..kendi kabuğundan sıyrılıp başka alâkasız ve iğreti kabuklara büründü..
kötü olan şeyleri değiştirmeyi , pis bir kokunun üzerini güzel bir kokuyla örtbas etmeye çalışmak gibi görüyorum ..oysa o güzel ve kötü birbirine girdiği zaman ortaya daha iğrenç birşey çıkar..ama işte bir avuntu bu..netice elde edemediğim bir avuntu..
kabul ettim de sıkıntıları ama biraz sıkmaktan vazgeçseler beni diye de düşünmüyor değilim hani..ellerini boğazımdan çeksede derin bir nefesle kendime gelsem..gitmiyor hiç değilse soluklansam diyorum..
her sabah sil baştan değil yaşadığım..sülük gibi yapışan bir sancı ..sil baştan değil asla , tekrardır yaşadığım..ya daha kötüye giderse diye kaygılandığım bedenimde ki illet sancım..
ya" kalbim ne haldesin" desem dönüpte baksam hiç kalkamam ki düştüğüm yerden ..ne bedenimde ki sancı kalbime yetişecek ne de kabimde ki bedenime..o yüzden şimdilik unuttum güzelim kalbimi derdim bedenimden , derdim kanımda ki mikrobun amansız ateşinden ...
27 Şubat 2009
26 Şubat 2009
Haluk Levent
Bu iki enfes şarkıyı dumanı üzerinde Haluk Levent severlere hediye ettim gitti..
İkiside birbirinden güzel..İyi dinlemeler..Sesi açıp dinleyin tadı öyle çıkar ancak ..:)
Etiketler:
tavsiye
25 Şubat 2009
Kırmızı giy ama neden ?
Zaman zaman çok saçma şeyleri merak ederim ..Sebebini bulmaya çalışırım ya da anlamını..Genellikle herşeyi saçma hissettiğim zamanlarda olur bu..Televizyonda kalbini sev, kırmızı giy sloganlı bir reklam var..Tamam kalbimi tabiki severimde neden kırmızı giyecekmişim dedim ..Siteye baktım açıklama yok..O sıradada arkadaşla konuşuyorum ona sorayım dedim ..Çok önemli bir mesele malum..Oda aynen şunları söyledi..Yalnız şivesel söyleyiverdi artık idare edin..:))
""kırmızı gey bütüünn vücudunda kırmızı kanın ırahat ırahat dolaşsın tedavine eyi bak önemse yoosa kanın dolaşmaz morarır kalırsın deyyoo..sağlam kafa sağlam vucütta bulunurrr"" ..
Yani açıklaması buymuş..Neyse suratsız suratımı güldürdün..Teşekkür ettim Dilek hatun :))
Ben anlamadım , anlayan bilen varsa söylesin niye giyeceğiz kırmızı :))
Etiketler:
zırvalar
24 Şubat 2009
Mutsuz surat

çıplak ayaklarımla çiğnerken gençliğimi ,
tenime attığım her çizik bin asır oluyor .
bozuk bir saatin yelkovanı gibi yalnız ,
kırık bir camın parçaları gibi darmadağınığım ..
ne dimdik tutabiliyorum kendimi bulunduğum yerde ,
ne de yere çakılıp her bir parçama bakabiliyorum ..
mengeneye sıkıştırıpta ruhumu ,
bin bir katreye bölüp duruyorum ..
öldü ruhuna fatihalar okudum her bir cesedim ,
çünkü bu ne ilkti ne de son olacak bildim ..
dirilip dirilip ölmek mi yaşamak ,
yoksa mezarlığımda bir tek ben mi leşim ..
Not: Resimdeki mutsuz suratı çok önce çizmiştim..Hep sevdim bu pembe ama mutsuz suratı..İnsanda böyle değil mi ?..Pembe gibi göstermeye çalışır herşeyi ama altında çoğu zaman zifir saklıdır..Bin kez numara çekersin insanlara ama o koca bedende ağlayan bir kalp vardır..
Etiketler:
şiirsel
İnce Detaylar
Başbakan Erdoğan bugün itibariyle Gaziantepteydi .Malum yerel seçimlerim hummalı çalışmaları tam gaz devam ediyor..Şehrimde Başbakan geliyor diye bir gecede anıt bile dikildi..Tam tamına bir gece :)Neyse ziyaretin en ilginç yanı Erdoğan ve seçim konvoyunun geçeceği yola Chp' lilerin belli aralıklarla yazdıkları CHP yazısıydı ..(nasıl bir hırsın ürünüyse artık ) Ve Büyükşehir Belediye Başkanının emriyle yazılar gariban işçiler tarafından silindi tabi ki..Sanki üzerinden geçse bütün sırması dökülecek konvoyun :))
İktidar ve muhalefet medyada en yabani kelimeleri birbirlerine sarfededursun ceylan derilerine kim oturursa otursun (feriştahı bile otursa) sefaletin yıprattğı yüz ve bedenin taşıyıcıları fakirlere hiçbir faydası olmayacak..Hiç kimse bu insanları hakkıyla temsil edemeyecek..Zira siyasetin tozunu kim yutsa bir gırtlaklaşmanın içine giriyor..Ve bukalemun gibi renk değiştiriyor..Ama işte siyaset bu kaçınılmaz birşey ..
Neyse miting sonunda Erdoğan ve eşi çiçek dağıttı katılımcılara..Ve miting şu slogan ile bitti..:
"Bir tek sen , gerisi yalan Recep Tayyip Erdoğan"
Tabi benimde aklımdan hemen bu ne sevgi ahh , bu ne ıstırap demek geçti :))
Ne Tayyip meraklısıyım ne Baykal ne şu ne bu..Adam gibi adam geçsin başımıza ve halkının çıkarlarını en üst planda tutsun yeter..Oyun oynamasın insan olsunlar aslolan budur..
Bu arada Gazze'de ailesinin tamamını kaybeden Ayşe isimli 13 yaşındaki gözü yaşlı yavruyu şarkıcı Kıraç evlat edinmek istemiş efendim !!! Ve Filistin hükümeti olaya sıcak bakmamış ..Durun hemen tebrik etmeyin..Çünkü bu şahsiyetin yeni kaseti "Garbiyeli" piyasaya çıktı..Eee hedefe giden bütün yollar mübahtır(Makyevelizm)..Bu Gazze'li bir çocuk dahi olsa..
Etiketler:
fikirsel
Aylaklar sürüsü
Atlar nallanırken kurbağa ayağını uzatmaz.Meydanda olan şu ki, insana değer, nitelik ve kişiliğine göre davranılır; iş verilir. Bu bakımdan kişi başkalarını ilgilendiren konularda ortaya atılmamalıdır. Ayrıca, değersiz bir kimse de kıymetli ve nitelikli kişilere gösterilen ilgiyi ne beklemeli, ne de ummalıdır.
Ne yazık ki hiçbir niteliği , hiçbir kalitesi , hiçbir kıymeti olmayan insanlar kendilerini önemli biri zannederek sitem edebilmekte ..Yani ilgi göstermediğin ve değer vermediğin için..
Oysa kendini bir görebilse..İçinde yaşadığı basitliği , hayatının yalnızca yeme , içme , başkalarının hayatı hakkında olur olmaz yorum yapma ve aylaklık olduğunu bir görebilse..Bön ve boş bir hayat ne kadar çekici olabilir ki ? Aylak olmak bu kadar güzel mi ben anlamıyorum..
Şu günlerde insanlarla yaşamakta çok güçlük çekiyorum..Geçici bir dönem biliyorum...Bazen gerçekten insanın tahammülü kalmıyor ..Aklını sadece aptalca şeylere yoranlarla nasıl yaşayabilir ki insan..O zaman tek çare kalıyor kaçabildiğin kadar kaçmak ..Ve sığınabildiğin kadar sığınmak..Girdiğin hücreden çıkmamak hiç değilse bir müddet orada kafa dinlemek..Çözüm olur belki diye eyleme geçtim yine ....
Resim : Rachelle Anne Miller'e ait..Müthiş bir illüstratör..
Etiketler:
şikayet
21 Şubat 2009
20 Şubat 2009
Sessizce

keyifsizliğe keyifsiz bir çizim yapmak gerekti öyle değil mi ???
konuşmak istemiyorum hiçbir şey..
ağzımı zarif bir kelebekle kapatıyorum..
çünkü kelebek canımı yakamaz biliyorum..
Etiketler:
peri'nin çizdikleri
19 Şubat 2009
O.Çocukları
Filmin ismi beynimizde bazı önyargıların oluşmasını sağlıyor ilk önce..Ya da ben Türk filmlerine karşı önyargılıyım bundan kaynaklanıyor..Gerçi O.Çocukları kelimesi de pek masum değil :)) Neyse konumuza dönelim ..Bu filmi zırlayarak izledim..Türk filmlerini pek beğenmem..Zor beğenirim ..Konular birbirinin tekrarı ve belden aşağı ve küfür çok kullanıldığı için ..Türk filmlerinde ki bu belden aşağıya merak tam olarak Türk insanını yansıtmıyor ya da bir kısmını yansıtıyor..Çünkü bu toplum sadece küfür manyağı ya da belden aşağının delisi insanlardan oluşmuyor..
Şimdi gösterime Mayıs 2008 de giren bu filmden neden bahsettim ..Filmin müziğiyle karşılaştımda ondan..Bu filmi izlemediyseniz bu müziği filmde ki kadar lezzetli bulmayacaksınızdır..Ama dedim ya arabesk takılıyorum bu günlerde ( arada epilepsi nöbeti gibi girerim krize)..Ki hangimiz gençliğimizde arabesk dinlemedi ki ..:) Düzelene kadar bu jiletlik hallerime dayanacaksınız artık :)))
İşte arabeskin daniskası , babişkosu bu şarkı hepiniz bilirsiniz yeni yetmeler değil ama ..Eski bir arabesktir..İyi dinlemeler..Artı zırlamak isteyenlere bu filmi tavsiye ediyorum..Bir de "Neredesin Firuze" filminde çok zırlamıştım..:))
Kıraç Yaşamam artık..
Etiketler:
tavsiye
Dilsizliğimden anlamıyorsan

o zaman dokunma yarama ,
anlaşılmıyorsam sebebim dünya..
gözlerim ha bire nemliyse derdim derinden..
bakılıp geçilen çiçekleri bilirmisin sen..
bakılıp geçilen çiçekleri bilirmisin sen..
sadece güzeldirler , ama kimse bilmez halinden..
umurda etmez keyfinden..
her zerremden fışkırıyorsa acı,
ve ben duvarları parçalıyorsam kahrımdan ,
giyotine gidiyorsam hem de hiç korkmadan ,
matemlerde kalıpta çıkamıyorsam ,
içimin fenerlerini kırıyorsam ,
dilsizliğimden anlamıyorsan ,
hergün kabusla uyanıyorsam uykularımdan ,
ve hergün boğazına yapışıpta güneşin ümitlerimi yaşlandırıyorsam
ve sen halâ abarttım sanıyorsun ,
o zaman dokunma bana , içime , dışıma , hayatıma , yarama ...
bende gün çoktan battı , ayrılabilirsin bu limandan..
Etiketler:
şiirsel
Ne diyorum ben..
saatlerdir uğraşıyorum şu içimdeki zehri kusamadım bir türlü..tam herşey düzeliyor derken herşey tepetaklak oluyor ..hep aynı nakarat hep aynı plak durumundan bıkmış vaziyetteyim ..kaç kez denedim plağı kırmayı nakaratı da bozmayı ..olmadı işte olamıyor..yazılanın dışına çıkamıyor insan..
insanın içini kurt yer mi hiç..derdin varsa hemde nasıl yer..şapur şupur kemirir etini kemiğini , iliğini..çevrende ki malozlarda sadece seyreder..ohhhh sanki düğün dernek var..bugün bana yarın sana durumundan korkan yok ki..valla ne yazdığımı bilmiyorum sadece çok sıkıldım herşeyden , şu an burnumu sıksan canım çıkar atasözünün canlı bombası durumundayım..
anlamsızlığın araladığı kapılardan anlamsız bakan gözlerimde anlamsızlığın ışığını görüpte çarpılma..çünkü bugün en anlamsız günümdeyim..ve de kar yağdı ve de buz gibi .. ve de , ve de işte böyle pööööffffffffffffffffffffffffffffff
bi aşk şiiirinde şunlar yazıyor :
""Sen benim gözlerimde saf bir gerçek,
Yüreğime bahar getiren bir çiçeksin.
Sen bedenimdeki yumuşak kudret,
Gönül bahçemde uçuşan bir kelebeksin""
sen benim banyomda gezen karaböcük , midemde gastrit , evimde paspas , kalbimde bypas , kanımda üre , bedenimde pankreassın ..hahaha..benden bu kadar sizde döktürün bakalım başka ne olabilir ??
akılıma gece gece Ferdi'nin gençliğimde dinlediğim bi şakısı geldi..sabahçı kahvesi..burası da blogcu kahvesi..uyku tutmayan dertlenen , depreşen , gelen giden ..uykum gelsin diyene süt ,bir çırpıda ölmek isteyene zehir , kafa bulayım diyenlere de demli tavşan kanı , yanında jilet ve yanındada müslüm var.. var dedim ya..:))
insanın içini kurt yer mi hiç..derdin varsa hemde nasıl yer..şapur şupur kemirir etini kemiğini , iliğini..çevrende ki malozlarda sadece seyreder..ohhhh sanki düğün dernek var..bugün bana yarın sana durumundan korkan yok ki..valla ne yazdığımı bilmiyorum sadece çok sıkıldım herşeyden , şu an burnumu sıksan canım çıkar atasözünün canlı bombası durumundayım..
anlamsızlığın araladığı kapılardan anlamsız bakan gözlerimde anlamsızlığın ışığını görüpte çarpılma..çünkü bugün en anlamsız günümdeyim..ve de kar yağdı ve de buz gibi .. ve de , ve de işte böyle pööööffffffffffffffffffffffffffffff
bi aşk şiiirinde şunlar yazıyor :
""Sen benim gözlerimde saf bir gerçek,
Yüreğime bahar getiren bir çiçeksin.
Sen bedenimdeki yumuşak kudret,
Gönül bahçemde uçuşan bir kelebeksin""
sen benim banyomda gezen karaböcük , midemde gastrit , evimde paspas , kalbimde bypas , kanımda üre , bedenimde pankreassın ..hahaha..benden bu kadar sizde döktürün bakalım başka ne olabilir ??
akılıma gece gece Ferdi'nin gençliğimde dinlediğim bi şakısı geldi..sabahçı kahvesi..burası da blogcu kahvesi..uyku tutmayan dertlenen , depreşen , gelen giden ..uykum gelsin diyene süt ,bir çırpıda ölmek isteyene zehir , kafa bulayım diyenlere de demli tavşan kanı , yanında jilet ve yanındada müslüm var.. var dedim ya..:))
Etiketler:
taştım
17 Şubat 2009
Kiraz ağaçlarım

yaz ayında sıcağın tepemi yaktığı bir günde , çok geniş bir tarlanın içinde buluyorum kendimi..tarlanın içide ki ağaçlar öyle devasa ağaçlar ki gövdesinde oturup ucu sonu olmayan hayallere çok rahat dalar insan..bu tarlanın içinde hiç mutsuz hissetmez insan kendini..çünkü kafanı nereye çevirsen gövdesinden hediye ettiği kirazları dallarıyla beraber yerlere sunmuş kiraz ağaçları görürsün..
burası ışıksız , yarı aç , duygusuzluktan , mutsuzluktan köhnemiş hayatımıza hiç benzemez..burda renkler cıvıldaşır üzerine gelir insanın ve yapışır belleğine neşe olarak..dallar yükünü taşıyamaz ama hiç gocunmaz bundan ..çevresine sunar ne varsa eteğinde ..minik böceklere de annelik yapar , kuşlarada , mutlu mutsuz insancıklara da ..cimrilik yapmaz çünkü o elçidir sadece ..sahibinden yeryüzüne sunulan armağanın elçisidir..bir vesiledir tek kelamda..
burası renksiz , yüzü hastalıklı , kemikleri içine geçmiş , ışıktan gözleri kamaşan , yıllardır ışıksız odalarda kalıp pörsümüş bir ruhu rahatsız eder..çünkü bu ağaçlar alabildiğine ışık saçar , alabildiğine coşar..temiz havasıyla başını dönderir ..konuşur , anlatır , huzuru tattırır hem de doyasıya..
gecesi de dillenir , çünkü her gece berrak gökyüzünde göğü süsleyen yıldızlarını seyrrettirir..
burası yaşar ve yaşatır sadece..
Not : Çocukluğum da sahip olduğumuz şimdi elimizden çıkmış olan bir mekanın hayali ve hatıralarıyla yazılmıştır..Keşke resmi olsaydı eklerdim ..Resim netten alınmıştır..
Etiketler:
ruh halim
16 Şubat 2009
sen mahrum kalmaksın

balçıktan ,
her taşı matem ,
harcı yalnızlıktan örülmüş duvarımda sabahım sabah mı oldu ?..
yoksa sabahım sahte bir yalnızlığa mı doğdu..
bugün ne ben ses edeyim ne de sen ne oldu de..
bugün bırak göçmen kuşlar gibi göçeyim ..
kalbimi de söküp yerinden sana vereyim....
verdiğim bütün sözlere ihanet edeyim..
verdiğim bütün sözlerden döneyim..
bugün parçalı bulutlu ,
yalnız bir sabahın ortasına doğurdu beni gece...
bedenimde ki acı nafile ,
yetişemeyecek bir an bile yorgun kalbime..
inat , ağıt çare mi sensizliğe..
dayanmak mümkün mü bu kahpe sessizliğe..
sen mahrum kalmaksın , sen hep olmayansın..
o vakit ben de uçuyorum sensizliğe...
Etiketler:
şiirsel
14 Şubat 2009
Yaramaz kedi.

Annemlerde tam da bir tilki gibi kapının önünde bekleyen bir kedicik var..Sürekli miyavlar ve kapının açılmasını gözetler..Kapı açılınca selamsız sabahsız dalar içeriye..
Ondan sonra kovalaki çıksın ..Geçenlerde yine bir fırsatını bulup girmiş eve..Kanepelerin üzeri nereyi gezmişse pati izi olmuş..Yüz verilse o evden dışarıya çıkmaz..Karnını doyuruyorlar ama o kalacak yerde istiyor..:)))
Etiketler:
peri'nin çizdikleri
Alacaklı

bir alacaklı karanlıktın belime dolanan..
bir gümüş kemer gibi sıktıkça sıktın belimi..
dayanılmaz acılara koydun beynimi..
git dedim gitmedin ..sev dedin sevmedim ..
küle karıştı rengin ..
siyah küle , kül siyaha belendi..
gel dedin gelmedim..
sev dedin sevmedim..
en alacaklı karanlıktın..
ben toplanıp yola çıkandım..
zifirden diz çökmüş kara katrandın..
kabir gibi canım yakandın..
tek farkla ;
kabir gerçek sense yalandın ...
gel dedin gelmedim ..
sev dedin sevmedim ..
kurtuldum mu senden.?.
bitmedin çünkü ben gidemedim bu sahte seyirden..
birgün alacalar almaktan vazgeçer..karalarda katranlıktan ..düze çıkar hayat birgün , yerine semalarda fısıldayanlar..ve ruh sükûnete erer ve inziva gözlere düşer de düşer..
"Heyhat ki iyiler gider, nadanlar kalır."-Attila İlhan.
Etiketler:
şiirsel
11 Şubat 2009
Enkaz

Photoshop , Kolaj , Artrage , PhotoSpace ne ararsan var..
Kendimi bugün böyle hissediyorum da ondan..
Geçer bu da geçer neler neler geçmedi ki bu hayattan...!!
Etiketler:
peri'nin çizdikleri
10 Şubat 2009
Tutma kendini /konuş !
Oturduğum binada eşi olmayan ve hayatında çok sıkıntılar çekmiş 50 yaşında bir abla var..2 saat önce kapımı çaldı..Fenalardaydı..90 yaşında babasıyla tek yaşıyor..2 çocuğu var başka şehirlerde yani yapayalnız..Sıkıntıdan ve yalnızlıktan bunalmıştı..Sıkıntı yüzüne öyle çok yansımıştı ki yüzü ölü gibiydi..Neyse yüzü ışıksız olduğu halde biraz hoş beş ettik..
Sonra çektiği sıkıntılardan ve babalarımızdan bahsettik..Konuştukça ikimizinde babasının baskıcı , otoriter , inatçı olduğu ortaya çıktı..Geçmişten bahsettik konuştuk..Ve kadın benden giderken yüzünde güller açıyordu..Rahatlamıştı..!!!
Ben hiçbirşey yapmadım onu dinlemekten başka..Aramızda 20 yaş vardı ama konuşabildik..Konuşmayı becerebildik ..İnsanların birçoğu aynı dili konuşabilecekleri kişileri bulamadıkları için patlayacak bir bombaya dönerler..
Bazen beynimizdeki vesveseler büyürde büyür..Halbuki güvendiğimiz birilerine anlatsak hafifleyecek...Karşıdaki insan belki çözüm bulamayacak hatta yardım edemediği için sıkıntı duyacak ama biz anlattığımız için hafifleyeceğiz..Olay sadece bu..
Anlatsam ne olacak ki dememeli insan..Hiçbirşey değişmeyecek dememeli..Değişmesin hiçbirşey ama göğsün ferahlasın buda yeter...İnsan kapılarını kapamamalı onu sevenlere..Ona yardım etmek isteyenlere sırt dönmemeli..Hayat zor..Herkesin kendine göre sıkıntısı var..Özellikle erkekler çok anlatmazlar duygularını ..Kadınlar bu konularda daha rahattır yani duyguları ifade konusunda..
Ben şuna inanıyorum ki içimizde bıraktığımız birçok şey birikip sonra bomba etkisiyle etrafa düşüyor ve sonra tamiri zor şeyler oluyor..
Herkesin bağrında kimseyle payşlaşılamayacak meselesi vardır tabi ki...Ama bırakalımda anlatılabilecekler içimizden özgürlüğe gitsin serbest kalsınlar ..Tut tut nereye kadar..Don Kişotluk yapıpta tek başına hayata meydan okumanında çoğu zaman bir anlamı yok ve de faydası da yok..
İçi ferah ve hafif ve de duygusunu ifade edebilen bir dil dilerim herkese...
İKİ SES
Dışarıdan herkes:- Görmemiş ol, savaş!
İçimden bir ses:-Konuş! Konuş! Konuş!
Dışarıdan herkes:-Böyle uslu, yavaş...
İçimden bir ses:-SAVAŞ! SAVAŞ! SAVAŞ!
Dışarıdan herkes:-Tıkırında işin...
İçimden bir ses:-Düşün! Düşün! Düşün!
Dışarıdan herkes:-Bugüne uy,barın...
İçimden bir ses:-Yarın! Yarın! Yarın!
CAHİT SITKI TARANCI
Sonra çektiği sıkıntılardan ve babalarımızdan bahsettik..Konuştukça ikimizinde babasının baskıcı , otoriter , inatçı olduğu ortaya çıktı..Geçmişten bahsettik konuştuk..Ve kadın benden giderken yüzünde güller açıyordu..Rahatlamıştı..!!!
Ben hiçbirşey yapmadım onu dinlemekten başka..Aramızda 20 yaş vardı ama konuşabildik..Konuşmayı becerebildik ..İnsanların birçoğu aynı dili konuşabilecekleri kişileri bulamadıkları için patlayacak bir bombaya dönerler..
Bazen beynimizdeki vesveseler büyürde büyür..Halbuki güvendiğimiz birilerine anlatsak hafifleyecek...Karşıdaki insan belki çözüm bulamayacak hatta yardım edemediği için sıkıntı duyacak ama biz anlattığımız için hafifleyeceğiz..Olay sadece bu..
Anlatsam ne olacak ki dememeli insan..Hiçbirşey değişmeyecek dememeli..Değişmesin hiçbirşey ama göğsün ferahlasın buda yeter...İnsan kapılarını kapamamalı onu sevenlere..Ona yardım etmek isteyenlere sırt dönmemeli..Hayat zor..Herkesin kendine göre sıkıntısı var..Özellikle erkekler çok anlatmazlar duygularını ..Kadınlar bu konularda daha rahattır yani duyguları ifade konusunda..
Ben şuna inanıyorum ki içimizde bıraktığımız birçok şey birikip sonra bomba etkisiyle etrafa düşüyor ve sonra tamiri zor şeyler oluyor..
Herkesin bağrında kimseyle payşlaşılamayacak meselesi vardır tabi ki...Ama bırakalımda anlatılabilecekler içimizden özgürlüğe gitsin serbest kalsınlar ..Tut tut nereye kadar..Don Kişotluk yapıpta tek başına hayata meydan okumanında çoğu zaman bir anlamı yok ve de faydası da yok..
İçi ferah ve hafif ve de duygusunu ifade edebilen bir dil dilerim herkese...
İKİ SES
Dışarıdan herkes:- Görmemiş ol, savaş!
İçimden bir ses:-Konuş! Konuş! Konuş!
Dışarıdan herkes:-Böyle uslu, yavaş...
İçimden bir ses:-SAVAŞ! SAVAŞ! SAVAŞ!
Dışarıdan herkes:-Tıkırında işin...
İçimden bir ses:-Düşün! Düşün! Düşün!
Dışarıdan herkes:-Bugüne uy,barın...
İçimden bir ses:-Yarın! Yarın! Yarın!
CAHİT SITKI TARANCI
Etiketler:
ruh halim
09 Şubat 2009
Gözlerimi oymadan
kendimi dışarıdan görebilmem için gözlerimi oyup karşıma koyup , aptalca bir yazının içine sokmalıyım kendimi..
aynaya baktım hem de bin kez..ben ben olduğumu sandığımdan beri aynada yüzüm ..yalan söyledi kaç kez nefsim ne istediyse onu söyledi..
nasıl , ne şekilde ve ne biçim göründüğümü görmem için ne gözlerimi oymam gerek ne de aynaları tırmalamam..
her nefesle sona giderken , ezerken topraklarımı ,
ayaklarımı sert sert vururken yere kime meydan okuduğumu bilmeden ..
son nefeste ah etmeden teslimiyetle kabul ettiğim , verilen nefesleri iade ettiğim ,
emaneti sahibine verdiğim o anda..
işte yalnızca o anda göreceğim kendimin ne olduğunu ..,
hem de gözlerimi oymadan , hem de aynalarla oyun oynamadan ..
yalın , çıplak , ağır ve feci...belki de sıcak bir nefeste yanacağım hiç durmadan ..
aynaya baktım hem de bin kez..ben ben olduğumu sandığımdan beri aynada yüzüm ..yalan söyledi kaç kez nefsim ne istediyse onu söyledi..
nasıl , ne şekilde ve ne biçim göründüğümü görmem için ne gözlerimi oymam gerek ne de aynaları tırmalamam..
her nefesle sona giderken , ezerken topraklarımı ,
ayaklarımı sert sert vururken yere kime meydan okuduğumu bilmeden ..
son nefeste ah etmeden teslimiyetle kabul ettiğim , verilen nefesleri iade ettiğim ,
emaneti sahibine verdiğim o anda..
işte yalnızca o anda göreceğim kendimin ne olduğunu ..,
hem de gözlerimi oymadan , hem de aynalarla oyun oynamadan ..
yalın , çıplak , ağır ve feci...belki de sıcak bir nefeste yanacağım hiç durmadan ..
Etiketler:
ruh halim
Cevizli Kurabiye

Sevgili dostum Ayşem bloğunda Porselen Demlik Çay Etkinliğinin misafirliğini yapıyor..Bugün Msn de bana senden de tarif bekliyorum dedi..Zönk diyecektim diyemedim..Hoş desemde birşey olmaz ..Tahtrevalli gibi kaldırır beni sağolsun :))) Tabi geri çeviremeyeceğimi biliyor..Eee onca yıllık hukukumuz var ..Çevirsem ayıp olurdu..Peki dedim boynumu eğerek..
Onca karizmamı yerle bir ederek yarın ki misafirlerime yaptığım kurabiyemin tarifini veriyorum..Off Ayşe mahvettin karizmamı , çizik çektin üstüne :))
Ben aslında tariflere uymam kural dışı çalışırım hep ..Yani tariften ya birşeyler çıkarırım ya da eklerim ..Yani bu tarif orijınıl ( doğrusu orijinal ) değildir bilginize..Kırptıklarım ve eklediklerim var..Orijınılından sapmıştır kendisi :)) Ama şuna garanti veririm tadı gayet güzel ..
1 su bardağından az pudra şekeri
1 paket margarin
1 adet yumurta (sarısı içine , akı yüzüneee )
Yarım su bardağı ceviz ya da 1 su bardağı olsun hadi..(Gaydırı gubbak Cemile )
1 paket kabartma tozu
2 paket vanilya
Kurbişleri bulamak için hindistan cevizi..
Vee final aldığı kadar un..
Nasıl mı yapılacak hepsini birbirine katıver..Şöyle fit olduğun birini gebertircesine yumruklayıver ..Sonrada eciş bücüş şekil ver , sonrada ayırdığın yumurta akına ardından da hindistan cevize beleyiver bitti gitti..
İstenmeyen aş, ya karın ağrıtır ya baş. ...Yaktın beni Ayşe karizmam yerle bir oldu :))
Not:Eğer büyük bir grupla çay üstü lak lak pardon sohbet yapılacaksa bu kurabiyenin yanına servis tabağına peynirli , patatesli , bilmem neli vs milföy hamuru , tuzlu pasta , ağlayan kek , havuçlu kek , rus salatası , haşhaşlı tatlı , mozaik pasta , etimek tatlısı, sable , revani , dilber dudağı , açma poğaça , Ayıntap kısırı , Paris güzeli , Ayıntap kereviçi , kedi dili , ıslak kek , yalancı tavuk göğsü , şekerpare , kalbura bastı , cevizli yada meyveli tart , ev usûlü yaş pasta ve aklınıza ne gelirse ekleyebilirsiniz..Biride bin binide bin yeyin gitsin >:)))
Etiketler:
zırvalar
Kortikosteroitler /Kortizon
Romatoit artrit hastalarına düştüğüm notlara devam ediyorum ..Kortikosteroitlerden bahsedeceğim bu yazıda ..
Kortizon ve prednizolon içeren Kortikosteroit grubunda ki ilaçlar, romatoit artritin yanı sıra bir çok romatizmal hastalıkda kullanılabilir..Belki sizde kullanmışsınızdır..Genel olarak doktorlar hastalarına kortizon verdiklerini söylemezler..
Kortikosteroitleri çok kullandığımız zamanlarda osteoporoz (kemik erimesi ) riskiyle karşı karşıya kalabiliriz..Bunun için doktorunuzdan kemik erimesinin önlenebilmesii için ne yapmanız gerektiğine dair bilgiler alın..
Ve bu kortizonun en kötü yan etkisi nekroz (bir veya daha fazla sayıda hücrenin , dokunun ya da organın geri dönüşemez şekilde hasar görmesi sonucu görülen patolojik ölümü ) oluşumunu sağlamasıdır..Bu yüzden lütfen eğer kortizon kullandığınızı biliyorsanız doktorunuzdan nekrozun veya osteoporozun önüne geçmek için ne yapmanız gerek bunu öğrenin..
Bir de kortizonun yan etkilerinden biride iştah açmasıdır..Kortizon kullandığımız zamanlarda kilo almamalıyız ..Her açıdan gerekli bu , özellikle artritli dizlere yüklenmemek için dikkat etmeliyiz kilo almamaya..
Hiçbir konuda romatoloğunuza soru sormaktan çekinmeyin...Ve her zaman uzman kişilerle devam edin tedaviye..
Not:Hekim değilim sadece Artritli bir hastayım ve yazdıklarımda tecrübelerimdir..Ağrısız günler dilerim her artritli hastaya ..Diğer yazılar burada ..
Sorularınız olursa ve yardım edebilirsem ..artritliyim@gmail.com
Kortizon ve prednizolon içeren Kortikosteroit grubunda ki ilaçlar, romatoit artritin yanı sıra bir çok romatizmal hastalıkda kullanılabilir..Belki sizde kullanmışsınızdır..Genel olarak doktorlar hastalarına kortizon verdiklerini söylemezler..
Kortikosteroitleri çok kullandığımız zamanlarda osteoporoz (kemik erimesi ) riskiyle karşı karşıya kalabiliriz..Bunun için doktorunuzdan kemik erimesinin önlenebilmesii için ne yapmanız gerektiğine dair bilgiler alın..
Ve bu kortizonun en kötü yan etkisi nekroz (bir veya daha fazla sayıda hücrenin , dokunun ya da organın geri dönüşemez şekilde hasar görmesi sonucu görülen patolojik ölümü ) oluşumunu sağlamasıdır..Bu yüzden lütfen eğer kortizon kullandığınızı biliyorsanız doktorunuzdan nekrozun veya osteoporozun önüne geçmek için ne yapmanız gerek bunu öğrenin..
Bir de kortizonun yan etkilerinden biride iştah açmasıdır..Kortizon kullandığımız zamanlarda kilo almamalıyız ..Her açıdan gerekli bu , özellikle artritli dizlere yüklenmemek için dikkat etmeliyiz kilo almamaya..
Hiçbir konuda romatoloğunuza soru sormaktan çekinmeyin...Ve her zaman uzman kişilerle devam edin tedaviye..
Not:Hekim değilim sadece Artritli bir hastayım ve yazdıklarımda tecrübelerimdir..Ağrısız günler dilerim her artritli hastaya ..Diğer yazılar burada ..
Sorularınız olursa ve yardım edebilirsem ..artritliyim@gmail.com
Etiketler:
romatoit artrit
Şükran Kesîran

Blogcu arkadaşlarım beni blog ödülüne layık görmüşler ..Ben buna ödül demiyorum aslında hatırlanmak diyorum..Ödüllük bir yanım olduğunu düşünmüyorum zira....Bir hediye gibi kabul ettim ..Ve kıymet verdiğim insanlar tarafından hatırlanmak olarak algıladım..
O yüzden çok teşekkür ediyorum beni bu listenin içine dahil ettikleri için..Ve ben de bu hediyeyi listemde ki her kıymetli arkadaşıma ve beni takip eden sessiz ve önemli takipçilerime verdim ..
Sesli ve sessiz her takipçime beni okumaya değer bulanlara ne kadar teşekkür etsem azdır..
bana hediye verenler : (unuttuklarım kusura bakmasın )
uçandepik , zahircan , kırmızım , mgurdal ,
pervane , savaşçocuğu , evvelzamaniçinde , çalıkuşu ,
sizlere teşekkürümü yineliyorum..
Etiketler:
biriken sesler
Bir dizi zırva

komşularla birbirimize ince ince dokundurduk..waaaw ne güzeldi ince ince laf değdirmeler..hem yüksek sesle falan tartşınca yoruluyor insan ..böyle sinsi sinsi sokmalı lafı..o zaman batmıyor. batsada çok acıtmıyor :))
buğday ekmeği yedim tadını sevmedim ..midemin bulantısı için nane kaynatıp içtim ..
bloglarda ki ve maillerimde ki sevgililer günü kutlaması v.s den öğğğk geldi..bööğğk de gelebilir her an..zaten mide fesadı geçiriyorum.... Ceza & Sezen Aksu düetini dinledim dinledim ve de dinledim ../" gelsin hayat bildiği gibi" olur görürsem söylerim dedim ..
aynı ekmeği bölüp yediklerim anlamamışlar beni ..vay be dedim çöpe attım bütün değerlerimi..kahrettim içimde ki insan sevgisine , kendime sitem ettim hemde bipli . ..
sayacım bozuk aklı başında bir sayaç bulamadım bunların aklı hep havada..templateden sıkıldım ..değişesim var ama sabrım yok değişmeye..
Ayıntap'ın rüzgarından sıkıldım..yağmur yağsa bol bol ..
annemle babamın arasında kaldım..annem horozluğa terfi etmek istedi.. babam tahtımı vermem dedi arada veletler güme gitti..
duvarda böcük vardı gezdi gezdi dokunmadım keyif etti ..
dostumun yolladığı avuçlarım kanıyor şakısını dinlerken avucumu kanattım desem yalan olur..kalbimi kanattım :) neyse şarkı da bitti , zırvada ..Aufwiedersehen demeden önce aşağıda ki klibi izleyin derim..rap seviyorsanız tabi..
Sagopa Kajmer ben hüsrana komşuyum
Etiketler:
zırvalar
şimdi git

bir gece vaktiydi deştim içimi ...... ;;;;
otur şöyle ses etme..
ben konuşayımda sen dinle ..
düşme üzerime , ne sağıma ne de soluma geçme..
zaten gece yeteri kadar ağır , taşıyamam seni de..
çökük bir yüz..kadavra renginde bedenimle iyi bak tenime..
çok yıldır gömülüydüm ..
uyandırmanın bir anlamı var mıydı ?..
toprağımı kazmanın bir anlamı var mıydı ?..
başı boş kum tanelerimin gezip dolaştığı çöllerime ayak basmanın bir anlamı var mıydı ?
şimdi git , varlığımın varlığına muhtaçlığının anlamı varsa da yitik şimdilik ..
o yüzden şimdi git..şimdilik git bırak beni benimle ...o yüzden git ..
açık ve telaşsız sözlerime bir tek kelime eklemeden ,
kahverengi gözlerime bakıpta ses etmeden , nefes alıp verişindeki acıya kendimi teslim etmeden ,
sana yine vurulmadan ,
sana yine sarılmadan şimdi git..şimdilik bit ...
Etiketler:
biriken sesler
08 Şubat 2009
Uyan

uyan !!! güneş senin için doğuyor ,
her yeni doğan gün benim için yaratıldı de..
sevdiklerinin kalbinde nasıl lezzetli bir yerde olduğuna bak..ne güzel bir his değil mi ?..
pişmanlıkta duy , hatadan dönmenin güzelliğini de hisset..pişman olabiliyorsan eğer mezara dönmemişsin meğer..
sevdiğin birine güzel bir söz söyle ..söyle ki kalbin diline dilinde kalbine boyun eğsin ..söyle ki muhabbetin ince telleri gönlünüze değsin ..
hergün senin için doğuyor ya güneş..yalnızca senin için ..o zaman ne getirdi güneş gündüzüne , farketmeden verilenleri insan bilmez ki...gözlerin bir kez de göremediklerine ya da unuttuklarına ya da sıradanlaşanlara baksın ..ta içini görmek istercesine ..o zaman hatırlamanın verdiği keyfi ve içinde dirilttiklerini ya da dudağına düşen teşekkürü hissedersin an gibi ..
çırpındıkça batmak değil..çırpındıkça karaya ulaşmak..balığın karnında anmak anılması gerekeni..çünkü yeni doğan günü yaradan hakeder bu minneti..
hüzünde gelsin arada , gelsin dolansın boynuna ..hüzün kalbinin karasının adı ya..an gibi gider sonunda..hep kara kalmak yakar ya kalbi..kalp yandı mı toplayamazsın hiçbirşeyi...
uyan güneş senin için doğuyor , benim için doğuyor , bizim için doğuyor.....
Not: Hep ikinci tekil şahıs kullandım ama önce kendime söyledim bunların hepsini..Bugün güneş benim için doğdu dedim ..Kendime söyledim isteyenede hediye ettim ..Keşke çabuk değişen bir ruh halim olmasaydı..Bir saat sonra bunlardan eser bile kalmaz ..
Etiketler:
ruh halim
balık

Son anda balıkçıkların kuyrukları güme gitti..Elim durmadı uğraştım kuyruklarıyla..Oysa ne güzel olmuşlardı..
Kulakları çınlasın resim hocam hep söylerdi resimle çok uğraşıp üzerinde oynuyorsun karışma diye yani bittikten sonra..Dur noktam yok sanırım :))
Gitti mis gibi kuyruklar :))
Etiketler:
peri'nin çizdikleri
07 Şubat 2009
ArtRage

Bugün Photoshop yerine Artrage kullandım..Çoğa kalmaz Artrage ilede sarmalanırız..Photoshapta çizmeye alışmışım....Bunu biraz yadırgadım..Gerçi ilk çizmeyede artrage ile başlamıştım .. Kalem yağ gibi kayıyor bunu daha çok sevdim..İlk sıralar biraz ilkel bir programdı bu Artrage ama geliştirilmişini yükledim bilgisayarıma..Şimdi ki daha güzel ..Yani bu kullandığım Artrage 2..
Bu resim üç işlemden geçti..Üç ayrı program ile son haline geldi..Üç dört gündür yoğundum ..
Özlemişim sanki kırk yıldır bloğumdan ayrı gibi hissettim ..
Etiketler:
peri'nin çizdikleri
03 Şubat 2009
İman Maleki

İman Maleki..
1976 tarihinde Tahran'da doğdu. Kendisi bir çocukken O resim ve sanata hayran oldu. 15 yaşında , o da ilk ve tek öğretmen olan İran en büyük gerçekçi ressam olan ustalık - Morteza Katouzian - altında resim öğrenmeye başladı. Bu arada , o profesyonel boya başladı. 1999 yılında Grafik Tasarım ve Sanat Üniversitesi Tahran mezunu oldu. 1998 yılından bu yana çok sergiye katıldı.
Batılı ressamlar = tanınmış ressamlar..Benim en çok dikkatimi çeken bu tür sanatçılar ve ressamlar..Bu insanlar yani doğulu sanatçı ya da ressamlarda en az batılılar kadar kıymetli ve taktire şayan ..Tıpkı Osama Said gibi..
Zaten bu insanların hayatlarına dair Türkçe bilgi bile yok..Yani kim olduklarını başka dildeki sitelerden öğrenebiliyorsunuz ancak..Sanırım tek sorun popüler olmamaları..Başarıları azımsanmayacak değerde halbuki..
İman Maleki'nin sitesi , galeri ve hayatı bu linkte..
Resim:İman Maleki
Etiketler:
tavsiye
Anti Tnf /Romatoit artrit..
Dönem dönem Romatoit artritle ilgili google aramaları için yazı yayımlayacağım..Bugün yine Romatoit artritte kullanılan ilaçlardan anti -TNF den bahsedeceğim ..
TNF, Romatoid artrit tedavisinde eklem hasarını durdurmada ve fiziksel fonksiyonu iyileştirmede gelişmiş bir tedavi seçeneğidir..Şu an için ülkemizde 3 tane anti-TNf ilacı kullanılmaktadır..
Enbrel , remicade ve humira.. Ben enbrel 'i hiç kullanmadım..Methotrexate kullanan hastalar bilirler eğer bununla hastalık kontrol altına alınamıyorsa doktorunuz bu ilaçlardan birine geçebilir..
Burada bahsettiğimiz ilaçlardan Remicade serum ile alınan bir ilaçtır..Benim vurgulamak istediğim nokta bu ilacı alırken eğer kalp çarpıntısı , nefes daralması ve vücudunuzda kızarıklıklar oluştuysa mutlaka sizinle ilgilenen hemşireye bunu bildirin ..Ki kızarıklık olmasa bile çarpıntı ve nefes darlığı ilacın yan etkide bulunduğunun belirtisi olabilir..O yüzden bunu hemşireye bildirin ..
Bir kısa bilgide Humira hakkında vermek isterim ..Humira doz ayarlı , enjektör içinde bir defalık kullanımlık için hazırlanmış bir iğnedir..Ve bu iğneyi hastanın kendi kendine yapması istenir..Eğer cesaretsiz değilseniz kendiniz evde çok rahat yapabilirsiniz..Tabi ki doktorunuzun önerdiği gün aralığı içerisinde..
Humira için vücudunuzda ki kaslarınızdan istediğiniz bölgeyi kullanabilirsiniz..Benim doktorum bacak ve kol önerisinde bulunmuştu ama söyleyeyim bacak ve kol kaslarınız acıyor..Tavsiye edebileceğim bölge karın bölgenizdir...Karın bölgesinde çok az acı hisssedersiniz..Birde mesela ilk hafta yaptığınız iğneyi eğer diğer haftada aynı yere yapmak isterseniz kızarıklık , morarma gibi şikayetleriniz yoksa yine aynı bölgeye yapabilirsiniz bir sorun olmaz..Bunları hemşire size tarif edecektir..Benim yazmamda ki amaç bu ilaçları doktorum bana ilk verdiğinde kafam karışıp şüpheyle dolmuştu ve nette sorularımın cevabını bulamamıştım.. Kafası karışanlara bir ışık tutmaktır..
Ki doktorum bulunduğum şehirde değil ve bulunduğum şehirdeki doktorlarda uzmanlık alanına girmedikleri için ilacın adını bile bilmiyorlardı..Neyse tecrübeyle hepsini öğrendim ..Eğer humirayı kendiniz yapamıyorsanız aileden birinden ya da yine bir hemşireden yardım isteyin..İlk sıralar tedirgin olursunuz ama sonra alışırsınız..
Şimdi en önemli konu bu ilaçların Romatoit artriti tedavi ederken immun (bağışıklık ) sistemine verdiği zarar..Mutlaka doktorunuz bu ilaçları size veririken tüberküloza yakalanma riskiniz olduğunu söylemiştir..Eğer söylemediyse ben söylemiş oldum :))..Çünkü doktorunuz size 9 ay boyunca tüberküloz olma riskine karşı kullanmanız için bir ilaç verecektir..Püf nokta lütfen bu ilacı düzenli kullanın ..Önemli çünkü 9 ayı tamamlayın ..Ve kontroller sırasında sizden istenen akciğer filmlerinide es geçmeyin ..Bu hastalıkla uğraşırken bir de tüberküloz olamamalısınız ..
Bir diğer tavsiyemde beslenmenize çok özen göstermelisiniz..Çünkü ne vakit bağışıklık sistemi çökerse o vakit hastalık atağa geçecektir..Beslenme ve üzüntüsüz bir hayat ve de spor ..Ve de doktorun önerilerini dikkate almak ..Bunlar kalitesiz yaşantımızı biraz daha kaliteli yaparak iyi hisssetmemizi sağlayacaktır..
Ve kesinlikle kaplıcayı tercih etmeyin ..Çünkü vücutta ki enflamatuar sıcaktan nefret eder..O yüzede artrit hastalarına kaplıca yasaktır..iyi olurum zannetmeyin fena olup dönersiniz eve :))
Bu hastalıkla ilgili diğer tecrübelerim için bu yazıya bakınız..
Not :Kesinlikle hekim değilim ..Sadece uzun yıllar bu hastalığı vücudunda taşıyan ve hastalıkla ilgili tedavi sürecinde her merhaleyi hatta en son merhaleyi tamamlamış bir hastayım..
Herkese Allah'tan acil şifalar dilerim ...Ümitsizliğe düşmek yok..Birgün bu hastalığı kökten yok edecek bir ilaç bulunacaktır ben inanıyorum..Ki bu ilaçlarla bile çok rahatlayabilir ve uzun yıllar ağrısız yaşayabilirsiniz ..Sormak istediğiniz olursa ve yardımcı olabilirsem
artritliyim@gmail.com
TNF, Romatoid artrit tedavisinde eklem hasarını durdurmada ve fiziksel fonksiyonu iyileştirmede gelişmiş bir tedavi seçeneğidir..Şu an için ülkemizde 3 tane anti-TNf ilacı kullanılmaktadır..
Enbrel , remicade ve humira.. Ben enbrel 'i hiç kullanmadım..Methotrexate kullanan hastalar bilirler eğer bununla hastalık kontrol altına alınamıyorsa doktorunuz bu ilaçlardan birine geçebilir..
Burada bahsettiğimiz ilaçlardan Remicade serum ile alınan bir ilaçtır..Benim vurgulamak istediğim nokta bu ilacı alırken eğer kalp çarpıntısı , nefes daralması ve vücudunuzda kızarıklıklar oluştuysa mutlaka sizinle ilgilenen hemşireye bunu bildirin ..Ki kızarıklık olmasa bile çarpıntı ve nefes darlığı ilacın yan etkide bulunduğunun belirtisi olabilir..O yüzden bunu hemşireye bildirin ..
Bir kısa bilgide Humira hakkında vermek isterim ..Humira doz ayarlı , enjektör içinde bir defalık kullanımlık için hazırlanmış bir iğnedir..Ve bu iğneyi hastanın kendi kendine yapması istenir..Eğer cesaretsiz değilseniz kendiniz evde çok rahat yapabilirsiniz..Tabi ki doktorunuzun önerdiği gün aralığı içerisinde..
Humira için vücudunuzda ki kaslarınızdan istediğiniz bölgeyi kullanabilirsiniz..Benim doktorum bacak ve kol önerisinde bulunmuştu ama söyleyeyim bacak ve kol kaslarınız acıyor..Tavsiye edebileceğim bölge karın bölgenizdir...Karın bölgesinde çok az acı hisssedersiniz..Birde mesela ilk hafta yaptığınız iğneyi eğer diğer haftada aynı yere yapmak isterseniz kızarıklık , morarma gibi şikayetleriniz yoksa yine aynı bölgeye yapabilirsiniz bir sorun olmaz..Bunları hemşire size tarif edecektir..Benim yazmamda ki amaç bu ilaçları doktorum bana ilk verdiğinde kafam karışıp şüpheyle dolmuştu ve nette sorularımın cevabını bulamamıştım.. Kafası karışanlara bir ışık tutmaktır..
Ki doktorum bulunduğum şehirde değil ve bulunduğum şehirdeki doktorlarda uzmanlık alanına girmedikleri için ilacın adını bile bilmiyorlardı..Neyse tecrübeyle hepsini öğrendim ..Eğer humirayı kendiniz yapamıyorsanız aileden birinden ya da yine bir hemşireden yardım isteyin..İlk sıralar tedirgin olursunuz ama sonra alışırsınız..
Şimdi en önemli konu bu ilaçların Romatoit artriti tedavi ederken immun (bağışıklık ) sistemine verdiği zarar..Mutlaka doktorunuz bu ilaçları size veririken tüberküloza yakalanma riskiniz olduğunu söylemiştir..Eğer söylemediyse ben söylemiş oldum :))..Çünkü doktorunuz size 9 ay boyunca tüberküloz olma riskine karşı kullanmanız için bir ilaç verecektir..Püf nokta lütfen bu ilacı düzenli kullanın ..Önemli çünkü 9 ayı tamamlayın ..Ve kontroller sırasında sizden istenen akciğer filmlerinide es geçmeyin ..Bu hastalıkla uğraşırken bir de tüberküloz olamamalısınız ..
Bir diğer tavsiyemde beslenmenize çok özen göstermelisiniz..Çünkü ne vakit bağışıklık sistemi çökerse o vakit hastalık atağa geçecektir..Beslenme ve üzüntüsüz bir hayat ve de spor ..Ve de doktorun önerilerini dikkate almak ..Bunlar kalitesiz yaşantımızı biraz daha kaliteli yaparak iyi hisssetmemizi sağlayacaktır..
Ve kesinlikle kaplıcayı tercih etmeyin ..Çünkü vücutta ki enflamatuar sıcaktan nefret eder..O yüzede artrit hastalarına kaplıca yasaktır..iyi olurum zannetmeyin fena olup dönersiniz eve :))
Bu hastalıkla ilgili diğer tecrübelerim için bu yazıya bakınız..
Not :Kesinlikle hekim değilim ..Sadece uzun yıllar bu hastalığı vücudunda taşıyan ve hastalıkla ilgili tedavi sürecinde her merhaleyi hatta en son merhaleyi tamamlamış bir hastayım..
Herkese Allah'tan acil şifalar dilerim ...Ümitsizliğe düşmek yok..Birgün bu hastalığı kökten yok edecek bir ilaç bulunacaktır ben inanıyorum..Ki bu ilaçlarla bile çok rahatlayabilir ve uzun yıllar ağrısız yaşayabilirsiniz ..Sormak istediğiniz olursa ve yardımcı olabilirsem
artritliyim@gmail.com
Etiketler:
romatoit artrit
01 Şubat 2009
ah be gönül

ah be gönül kelepçeleyip , iğneler batırıp kanattığın dilini attığından beri kuyulara ,
sessiz bağrışlar içindesin kimse duymasada ..
susmayı yakıştıramasamda sana susmalısın bilirim..
ne kendinde bir kusur ara nede gözlerini ölümüme daya..
daha çok var bu başımdaki kara bulutları dağıtmaya..
daha çok var hüzün kusan gökyüzümden kaçmaya..
ıslandığım yağmur değil , iliğime işleyen bahar değil..
bir kara humma , sıtmaya tutulan vücudumda hem üşürken hem yanan bir güçsüz peri..
adını söyleyemeyen , bir dilenci ettiğim ellerimi çevirsemde ummana daha çok var sevinçlerde boğulmaya..bir titrek ses gibi ince ve cılızken içim , bu ardından koştuğum sevda gerçek değil ..çünkü yorulan dizlerim benim değil..ağlayan gözlerim kahır saçarken etrafa , yüzümdeki tebessüm gerçek değil..
ah be gönül bir deli ejderha olupta çıldırsam masallarda..
ateş üflese dilim yaksa kavursa ..
hayallerin peşinden koşmayıpta artık bir masal kahramanı tarafından vurulsa kalbim .....
düşse bir değil hemde bin kere şu yalnız bedenim kara toprağa...
Etiketler:
biriken sesler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







