sıkıcı birgün geçirdim ya da benim içim sıkılıyordu gün sıkıcı zannettim ..her iki durumda söz konusu olabilir , tam bilemiyorum..şimdi bir deniz kızı meselesi geldi aklıma..bir deniz kızı olsun , denizlerde türlü türlü tehlikelerle karşılaşsın ve yorgun düşsün ..yönünü kaybedip , baygın bir halde kıyıya vursun yorgun bedeni ..Ve kendine gelebilmesi için ağzına ha bire balık tepiştirsin başına birikenler...balık kuyruğunu salladıkça sallasın..deniz kızının ağzından içeriye inmeye çalışsın ha bire ..ama deniz kızı bu şekilde iyi olmayı istemediği için dirensin..(çünkü her dakika pis kokulu balıkların içinde yaşasa da balıklardan nefret edermiş) ve balığı yemek istemesin..
deniz kızı her kıpırdadığında bazı beyni küçükler başka çare yollarını akıllarına getirmeden , ya da deniz kızı sever mi sevmez mi demeden balığı tepiştirmeye çalışsınlar..ve deniz kızının direnişi bu şekilde devam etsin ..
böyle bir darb-ı mesel geldi aklıma kendimce..ama sonunu getiremedim..şimdi bu deniz kızı ne etse ki..
balığı nefret ettiği halde kabul edip mutsuz mu olsa..?
yoksa başka bir çare bulup baygınlıktan mı kurtulsa ?
ya da direnmeye devam mı etse ?
konuyla ilgisi olmayan alıntım;
"Sudan söze tutmaz kulağın merd-i sühandân
Deryâya dalan nehirden eyler mi mübâhâ "
Sözün değerini anlayanlar sudan söze kulak asmazlar.
Denizde ıslananı yağmurdan korkar mı sanırsınız!?..
Lebîb
























